Gündem

Yüzlerce hastalığı taklit ediyor, dünyanın yaklaşık yüzde 15’ini etkiledi! Lyme hakkında her şey…

Lyme hastalığı, genellikle belirsiz, gizemli semptomlarla birlikte gelen ve doğru teşhis koymayı zorlaştıran kene kaynaklı bir bakteriyel hastalık. Yüzlerce başka hastalığı taklit edebiliyor, başka hastalıklarla karıştırıldığı için teşhis edilmesi oldukça zor. Yıllarca sinsice devam edebiliyor ve maalesef bu hastalara yanlış tedavi uygulanabiliyor.

Belirtileri çok sayıda hastalıkla karıştığı için Lyme hastalığı, ‘büyük taklitçi’ ya da ‘sessiz katil’ olarak anılıyor. Çünkü Lyme hastalığı, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, ALS, Alzheimer hastalığı, depresyon, uykusuzluk ve romatoid artrit ve multipl skleroz gibi otoimmün bozukluklar dahil olmak üzere çok çeşitli hastalıkları taklit eden belirtiler gösterebiliyor.

İlk vaka 1977’de ABD’nin Connecticut eyaletindeki Lyme kasabasında görüldü. Bu nedenle hastalığa kasabanın ismi verildi.

Bundan tam 12 yıl önce Lyme kasabasına giderek araştırma yapan ve birkaç yıl sonra Lyme hastalığı teşhisi konan Ziraat Yüksek Mühendisi Derya Ulaşoğlu, o dönemde yaşadıklarını ve hastalıkla mücadelesini Hurriyet.com.tr okurlarıiçin anlattı:

“2010 yılında Virginia Beach’e eğitime gitmişken, New York’a yakın olan Connecticut eyaletindeki Lyme kasabasına da gittim ama bu virüsü orada aldığımı hiç sanmıyorum.

Bildiğim bir kene ısırma vakası yaşamadım. O güne kadar vücudumda gördüğüm bir kene de yoktu. Muhtemelen kenenin çok küçük olduğu larva döneminde, saç, kulak içi veya kasığa kaçmış ve kan emerek bakteriyi taşımış olabilir. Kasabada konuştuğum herkes Lyme hastalığı ile ilgili hikayelerini memnuniyetle benimle paylaştı. Ayrıca kasabanın doğal güzelliğini de çok beğenmiştim.

İşim gereği kene için sürekli vücut kontrolü yapıyordum. Bilinçli olduğum için başıma gelmez diye düşünüyordum. O yüzden hiç ‘Benim de başıma gelir’ diye korkmadım ama oldu.

Bende bu hastalığın ilk tipik belirtisi olan vücutta çember şeklindeki kızarıklıklar (eritema migrans) hiç olmadı. Yüzde 70 vakada bu kızarıklar oluyor ve normalde belirtiler ısırıktan 2-30 gün sonra ortaya çıkıyor.

Bende yorgunluk ve uyku hali dışında hiçbir belirti yoktu. Tıp doktoru olan ağabeyimin bu durumdan şüphelenip, ‘Sana Lyme testi yaptıralım’ demesiyle hasta olduğum ortaya çıktı.

Hiç ihtimal vermiyordum ama yine de onun söylediklerini dikkate aldım ve test verdim. Sonuç pozitif gelince şok olmuşum. İkinci bir laboratuvar testi ile sonucu teyit ettim.

Ağabeyimin şüphesi sayesinde bu hastalığın farkına varıldı ve yine onun uyguladığı antibiyotik tedavisi ile sağlığıma kavuştum. Ona da buradan tekrar çok teşekkür etmek istiyorum.

Bu hastalığın taklit etmediği hastalık neredeyse yok gibi. Baş ağrısından, eklem ve kemik ağrılarına, yürümekte zorluk, yüz felci, MS ve ALS’e kadar pek çok hastalığı sayabiliriz.

ABD’de bulunan Carilion Clinic’ten Türk Nörolog Dr. Ahmet Burakgazi, 64 yaşındaki ALS teşhisi konulmuş hastasının Lyme hastası olduğunu ortaya çıkarmıştı. Kendisi ile konuştuğumda ‘Kırsalda yaşıyordu, o yüzden şüphelendim’ demişti.

Tüm branş doktorları hastalarında Lyme olasılığını düşünmelidir. Lyme testi, Amerika’da yıllık check up’a programına girmiş durumda. Amerika’da bu hastalığa yakalananlar bunu saklamak yerine farkındalık yaratmak için gönüllü olarak konferanslarda hikayelerini anlatıyorlar. Ben de şu anda bunu nasıl en aza indirebiliriz diye farkındalık olarak görüş bildiriyorum.”

12 YILDIR EPİLEPSİ TEDAVİSİ GÖREN GENÇ LYME HASTASI ÇIKTI

7 yaşındayken kalp çarpıntıları, tansiyon yüksekliği, bacak ve eklem ağrıları ile hastaneye kaldırılan Olcayto Sefiloğlu’na, epilepsi teşhisi koyuldu. Sefiloğlu 12 yıl boyunca epilepsi tedavisi gördü ancak hastalığında bir gerileme olmadı. Birçok hastane ve doktorla görüşen aile, çocuklarını Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bir doktora götürdü. Durumdan şüphelenen doktor, 19 yaşında olan gencin epilepsi değil, Lyme hastası olabileceğini söyledi. Yapılan testler sonucunda 12 yıl boyunca epilepsi tedavisi gören gencin Lyme hastası olduğu ortaya çıktı.

MS DENİLDİ LYME ÇIKTI

Gizem Köslü, 2015 yılında okulda aniden sol kolunda bir uyuşma hissedince, kalp krizi geçirdiği zannedildi ancak doktorlar MS teşhisi koydu. İki yıl sonra başka bir doktorun yardımı ile test yaptıran genç kızın, Lyme hastası olduğu orta çıktı. Gizem, Lyme hastası olduğu öğrendiğinde şok geçirdi.

LYME HASTASI OLAN ÜNLÜLER: KİM ŞARKI YAZDI KİMİ KİTAP

Lyme hastası olduğunu açıklayan ve takipçileri ile paylaşan en medyatik isimlerde biri Justin Bieber. Ünlü şarkıcı Instagram hesabından yaptığı açıklamada, hakkında kötü yorumlar yapan birçok kişinin kendisine Lyme hastalığı teşhisi konduğundan haberdar olmadığını belirtmişti.

Bieber’ın eşi model Hailey Bieber da eşine destek vermiş ve Lyme hastalığının ciddiyetini önemsiz gibi lanse etmeye çalışanlara tepki göstererek, “Lütfen araştırmanızı yapın ve yıllarca bu hastalıktan mustarip olanların hikayelerini dinleyin” demişti.

Business Insider’de yer alan habere göre Lyme hastalığı ile mücadele eden bazı ünlüler ve hikayeleri şöyle:

Ünlü top model Bella Hadid, annesi Yolanda Foster ve kardeşi Anwar Hadid de aynı hastalığa yakalandıklarını açıklamıştı.

Komedyen Amy Schumer 2020 yılında kendisine Lyme hastalığı teşhisi konduğunu, “Belki de bu hastalığa yıllardır sahibim” sözleri ile paylaşmıştı.

Kanadalı şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu Avril Lavigne, 2015 yılında Lyme hastalığı ile savaştığını açıklamıştı. Lavigne, Haziran 2015’te “Good Morning America” programına verdiği röportajda Lyme hastalığı ile mücadelesini anlattı ve Ekim 2014’te kendisini kronik yorgunluk sendromu ile yanlış teşhis eden uzmanlar ve doktorları gördükten sonra hayatındaki en kötü zamanı geçirdiğini dile geçirdi. Hatta semptomlarının giderek kötüleştiği ve bu hastalığın yan etkileriyle mücadele ettiği en karanlık günlerinden birinde “Head Above Water” adlı parçayı yazmıştı. Lavigne, hastalığı boyunca yaşadıklarını şarkı sözlerine böyle yansıtmıştı:

Evet! Hayatım için savaşıyorum.

Tanrım başımı suyun üzerinde tut.

Boğulmama izin verme, gittikçe zorlaşıyor.

Tanrım başımı suyun üzerinde tut.

Ben Stiller da bir dönem dizlerinin iltihaplandığını ama nedeninin önceleri anlaşılamadığını, sonradan hastalığına Lyme teşhisi koyulduğunu açıklamıştı.

Ozzy ve Sharon Osbourne’un kızları Kelly Osbourne da yıllardır bu hastalıkla savaşan ünlülerden. Bir kene tarafından ısırıldıktan sonra rahatsızlanan Osbourne, yıllar sonra bir alternatif tıp uzmanın pozitif teşhisinin ardından kök hücre tedavisi oldu.

Ally Hilfiger da yıllardır bu hastalıkla mücadele eden ünlülerden. Hilfiger, görünmez hastalık ve yaşadığı semptomlar ile savaşını “Isır Beni: Lyme Hastalığı Nasıl Çocukluğumu Çaldı, Beni Çıldırttı ve Neredeyse Öldürüyordu “ adlı kitabında anlatıyor.

Her yıl 900 İngiliz ve 30.000 ABD’liye Lyme hastalığı teşhisi konuyor. Uzmanlar, rakamların hafife alındığını ve hastalığın küresel olarak ne kadar yaygın olduğunun tam olarak bilinmediğini söylüyor.

DÜNYANIN YÜZDE 14’ÜNDEN FAZLASI LYME HASTALIĞINA YAKALANDI

Yeni tahminlere göre, dünya çapında yedi kişiden biri Lyme hastalığına sahip olabilir.

Çin’den akademisyenler, 150.000 kişinin katıldığı çalışmalardan elde edilen kan örneği verilerini inceledi. Sonuçlar, dünyanın yüzde 15’inin Lyme hastalığına işaret eden antikorlara sahip olduğunu gösterdi.

BMJ Global Health dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, Orta Avrupa yüzde 20 ile en yüksek enfeksiyon oranına sahipken, en fazla risk altındaki grup kırsal alanlarda yaşayan 50 yaş üstü erkekler. Orta Avrupa’dan sonra en yüksek antikor oranlarına sahip bölgeler yüzde 15,9 ile Doğu Asya, yüzde 13,5 ile Batı Avrupa ve yüzde 10,4 ile Doğu Avrupa oldu. Karayipler ise sadece yüzde 2 ile en düşük orana sahip.

Araştırmacılar her yıl yaklaşık 900 İngiliz ve 30.000 ABD’linin bu hastalığa yakalandığını, ancak, bunların hafife alındığı düşünüyor.

Çin’deki Kunming Tıp Üniversitesi’nden araştırmacılar, 1984 ile 2021 yılları arasında 158,287 kişiyi kapsayan 89 Lyme hastalığı araştırmasını inceledi. Araştırmacıların açıklamasında, “Bu çalışma, dünya çapındaki hastalığın yaygınlığının en kapsamlı ve güncel sistematik incelemesidir” ifadeleri yer aldı.

 Araştırmacılar, kene kaynaklı hastalıkların son 12 yılda ikiye katlandığını kaydetti. Bu artışın nedenleri arasında iklim değişikliği, hayvan göçü ve habitat kaybı var. 

Özel bir üniversite hastanesinde enfeksiyon hastalıkları anabilim dalı başkanı olan Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu Lyme hastalığı ile ilgili aklımıza takılan tüm soruların yanıtlarını verdi:

1) Lyme, kaç hastalığı taklit ediyor? Bu hastalıklardan en bilinenlerini sıralar mısınız?

Lyme hastalığının baş ağrısı, döküntü, ateş, yüz felci gibi belirtilerine benzeyen ve Lyme hastalığı ile karışabilen çok sayıda hastalık vardır. Ancak bu belirtilerin Lyme hastalığı ile ilişkilendirilmesinin en önemli şartı kene temasıdır. Lyme hastalığına benzeyen ve ayırıcı tanıda düşünülen hastalıkların başında kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, ALS, Alzheimer hastalığı, depresyon, romatoid artrit ve multiple skleroz gibi otoimmün hastalıklar gelir.

2) Vücutta bu bakterinin varlığı mutlaka hasta eder mi? Bunu fark etmemek mümkün mü?

Lyme hastalığının etkeni spiroket cinsi bir bakteri olan Borrelia burgdorferi’dir. Asya ve Avrupa’da Borrelia afzelii ve Borrelia garinii türleri daha yaygındır. İnsana bulaşması sadece kene yapışması ve kan emmesi sırasında bakterinin keneden insan kanına geçmesi ile olur. Bakterinin bulaşması hastalığa neden olur. Ancak bazı hastalar kene temasını fark etmeyebilir.

BELİRTİLER 1 YIL SÜREBİLİR

3) Bu hastalık sadece keneden mi bulaşıyor? Kene ısırmasını mutlaka anlar mıyız? Kaç gün sonra belirti vermeye başlar? Erken dönem belirtileri nelerdir?

Hastalık insana sadece etken olan Borrelia isimli bakterinin Ixodes cinsi kenelerin insanlara yapışması ile bulaşabilir. Başka bulaş yolu yoktur. Kene ısırması eğer kene larva veya nimf denilen erişkin keneden küçük olanlarıyla olursa fark etmek zordur. Eğer kene Borrelia taşıyorsa ve bulaştırdıysa 1-2 hafta sonra kenenin tutunduğu yerde 5 santimetre çapında ağrısız kırmızı bir lezyon çıkar. Bu lezyon ortasında nokta olduğu için hedef tahtasına benzetilir. Bu tipik döküntü yüzde 70 hastada görülür. Bu leke dışında ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve gözlerde sulanma olabilir. Eğer bu dönemde fark edilip tedavi edilirse hastalık sona erer. Tedavi edilmeyen kişilerde bu döküntüler 2-3 hafta kalır ve kendiliğinden geçer ancak 3-12 hafta sonra hastalık ikinci döneme geçer. Bu dönemde halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, göğüs ağrısı, solunum güçlüğü ve eklem ağrıları başlar, yaygın döküntüler olabilir. Bu belirtiler bir yıl sürebilir.

Bu dönemde de tanı konmayıp tedavi verilmeyen hastalar üçüncü döneme geçer. Bu durumda kene ısırığından yıllar sonra nörolojik ve romatolojik belirtiler başlar.

4) Hiç kene ısırmasına maruz kalmayan insanlarda bu hastalık ortaya çıkabilir mi? Bu bakteri kene dışında sivrisinek, bit gibi kan emen diğer böceklerden de bulaşabilir mi?

Lyme hastalığı sadece kene tutunması ile bulaşır. Tanı konulmuş hastalar kene fark etmemiş olabilirler ancak bulaş için başka yol yoktur. Kene dışında kan emen sivrisinek gibi başka vektörlerden bulaş olmaz.

5) Her kene ısırması vakasından sonra Lyme riski var mı? Bu testleri yaptırmak gerekli mi?

Ülkemizde her coğrafi bölgede farklı çok sayıda kene teması olur ancak Lyme hastalığı tanısı almış hasta sayısı azdır. Her kene teması hastalık bulaşı demek değildir. Hastalık belirtisi olmayan kişilere sadece kene teması var diye test yapılmaz.

6) Türkiye’de teşhis koyulmuş kaç Lyme hastası var?

Ülkemizde kene teması olan kişiler en fazla Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı korkusuyla başvurur. Ancak hastalık belirtisi ile başvuru azdır. Türkiye’de Lyme hastalığının gerçek veri ve yaygınlığı kesin olarak bilinmiyor. Ancak yapılmış bazı çalışmalarda kanda serolojik test taramalarında Türkiye’de Lyme seropozitifliği yüzde 2-44 arasındadır. Ancak mevcut verilerle Lyme hastalığı Türkiye’de ciddi bir halk sağlığı sorunu değildir.

 EN ÇOK KARADENİZ VE MARMARA’DA VAKA VAR

7) Bu hastalığın en sık görülme ihtimalinin olduğu yerler nereler?

Lyme hastalığı Kuzey Yarımküre’deki ülkelerde yaygın görülür. En çok vaka bildirimi yapılan yer ABD sonra da Avrupa ülkeleridir. Türkiye’de de vaka bildirimleri giderek artıyor.

Türkiye’de Lyme hastalığını bulaştırma potansiyeli olan Ixodes ricinus türü keneler görülüyor. Yazkenesigiller familyasından olan Ixodes ricinus (sakırga), Türkiye’de Karadeniz Bölgesi, Marmara Bölgesi’nin Karadeniz iklimine açık kesimleri ve özellikle sahil bölgeleri olmak üzere, nemli ve uygun taban örtüsünün bulunduğu alanlarda yılın her mevsiminde görülür.

Keneye özellikle nem oranının yüksek olduğu, taban bitki örtüsünün sık ya da dökülmüş ve üst üste yığılmış yaprakların yoğun olarak görüldüğü, fare, sincap gibi küçük memelilerin sık olduğu doğal alanlarda rastlanır.

PİKNİK ALANLARINDA ÇORAP VE UZUN KOLLU GİYİN

8) Bu hastalıktan korunmak için nelere dikkat edilmeli?

Hastalıktan korunmada en etkili yöntem kene temasından kaçınmaktır. Kol ve bacakların örtülmesi önemlidir, örtülmeyen yerlerde kene kovucu sprey kullanılması gereklidir. Açık alanlarda toprak ve çim üstünde yüründüğünde veya piknik alanlarında bulunulduğunda çorap ve uzun kollu gömlek giyinilmesi ve akşam kene aranması, kene bulunduğunda mekanik olarak parçalamadan kısa sürede çıkarılması çok önemlidir. Lyme bildirimi yapılan bir bölgede kene tutunması olduğunda üç günlük koruyucu antibiyotik almak çok etkilidir.

9) Lyme hastalığı teşhis edildikten sonra nasıl bir tedavi sürecinden geçiliyor?

Kene temasından 1-2 hafta sonra kenenin tutunduğu yerde kırmızı leke ortaya çıkan ve ateş, halsizlik belirtileri ile başvuran hastaya tipik görünüm nedeniyle test yapılmasına gerek olmadan tanı konarak tedaviye başlanabilir. Ancak yapılacak kan testleri tanıyı doğrular. Tedavi birinci dönemde 10 günlük ilaç tedavisidir. 2 ve 3’üncü dönemde daha uzun süreli tedavi verilir.

10) Tedavi sürecinden sonra sürekli kullanılması gereken ilaçlar var mı?

Bazı hastalarda tedavi sonrası Lyme sendromu denen belirtiler ortaya çıkar ama bu belirtiler için antibiyotik verilmez. Yüzde 5 hastada halsizlik, kas ve eklem ağrıları devam eder.

11) Bu kadar tehlikeli bir hastalığın neden hâlâ aşısı yok?

Lyme öldürücü bir hastalık değildir. En ağır tablo kalp ve beyin tutulumudur. Tedaviye iyi cevap verir. Amerika Birleşik Devletleri’nde çok yaygın bir hastalık olduğu için 1998’de aşı piyasaya sunulmuş ama talep az olduğu ve kısa süreli koruma sağladığı için 2002’de aşı durdurulmuş.

12) İnsandan insana bulaşıyor mu?

Lyme hastalığı insandan insana bulaşamaz.

13) MS, ALS teşhisi konulup aslında Lyme hastası olan vakalar dünyada var. Bizde bildiğiniz vaka var mı?

Evet bu şekilde vaka bildirimleri yapılıyor. Bu nedenle MS ve ALS tanısı alan her hastada tam tedavi seçeneği olduğu için Lyme testleri yapılarak ayırıcı tanıya gidilmekte.

14) Lyme testlerinin yalancı pozitiflik verdiği biliniyor. Kaç farklı test uygulanmalı?

Lyme düşünülen hastada bakteriye karşı gelişen IgM ve IgG antikorlarını kanda ELISA yöntemi ile ölçen testlerle tarama yapılır. Bu testler reaktif çıkarsa “western blot” testi ile doğrulama yapılır.

15) Lyme tedavisi görmüş ve belirtileri biten hastaların bünyesinde bakterinin uzun zaman kaldığı söyleniyor? Doğru mu?

Lyme tedavisi 1’inci ve 2’nci dönemde çok başarılıdır. Bu dönemde tedavisi yapılan hastalarda bakteri vücuttan kaybolur.

16) Tedavi olmazsa ya da geç kalınırsa Lyme ölümcül bir hastalık mıdır?

Lyme kalbi tutan kardit ve beyinde yerleşen menenjit formu dışında ölümcül değildir. Bu formlarda da tedavi başarısı yüksektir.

17) Bir kere tedavi olduktan sonra tekrarlama ihtimali var mı?

Evet, kene teması ile tekrar hasta olmak mümkündür.

18) Yıllarca başka hastalıklarla karıştırılıp yanlış tedavi olan hastalar var. Bu hastalığın teşhisi neden bu kadar zor koyuluyor?

Lyme hastalığında, ilk temastan 1-2 hafta sonra kenenin tutunduğu yerde ortaya çıkan eritema migrans denen lezyonu ile tanı koymak çok tipiktir. Ama bu tanı akla gelmezse Lyme sonraki dönemlerde başka hastalıklarla karışabilir. En önemli ayırt edici özellik kene tutunduğunun fark edilmesidir.

hurriyet.com.tr

Related Articles

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button