Spor

Valentin Delluc: Kapadokya’nın manzarası olağanüstüydü

İki bin altı yüz metre yüksekliğe çıkan balondan kendisini boşluğa bırakan Valentin Delluc, Hürriyet.com.tr’ye açıklamalarda bulundu.

– Speedflying sporunu yapmaya nasıl karar verdin?

18 yaşındayken başladım. Ama daha öncesinde de kayak takımlarımla birlikte speedriding yapmıştım. Birkaç inişten sonra bu rüzgâra alıştığımı düşündüm ki; o da çok hızlı bir rüzgârdı. Tabii kış mevsiminde karda yapmak güvenliydi, çünkü en kötü ihtimalle kayak takımlarıyla yumuşak kar üzerine iniş yapıp, kayarak bitirebiliyordum. Sonra kış mevsiminin bitiminde de denemeye karar verdim ve kayak takımları olmadan yapmaya başladım.

– Fairy Flight projesi için ne kadar çalıştın. Çalışma sürecinde neler yaptınız?

Altı aylık sıkı bir çalışma dönemi geçirdik. Önce Kapadokya’ya giderek alan keşfi gerçekleştirdik. Burada hangi alanları kullanabileceğimi, atlayış açılarımı, rüzgârı, alınacak güvenlik önlemlerini, kısaca tüm ince detayları değerlendirdik. Sonra İsviçre’de balondan bir test atlayışı yaptık. Sonrasında da kendimi fiziksel ve mental olarak hazır duruma getirmek için kişisel çalışmalar gerçekleştirdim.

– Balona iki bin altı yüz metreye çıktığında neler hissettiniz?

Aslında çok yoğun hisler var. En başta epey stresli. Enerjiyi yönetmek ve odaklanmak çok kolay değil. Koşullara, kalkışa ve inişe odaklanmak zor. Koşullar da Fransa’yla farklı. Tabii doğa, rüzgâr, güneş hepsi seni zorluyor. Ama tabii ben tüm bunlara saygı duymak ve kendimi adamak zorundayım. Ancak günün sonunda tüm bu zorluklara değdi ve ortaya harika bir proje çıktı. Sonuçları da hayal ettiğimiz gibi oldu. Red Bull Türkiye ekibi ile bu projeyi gerçekleştirdiğim için çok şanslı ve mutluyum.

Valentin Delluc: Kapadokya’nın manzarası olağanüstüydü

– İki bin altı yüz metreden Kapadokya’nın manzarası nasıldı?

Daha önce uçtuğum yerlerden tamamen farklıydı. Manzara inanılmazdı. Kapadokya daha önce uçtuğum yerler kadar yüksek değildi ama mesafe daha kısa olduğu için çok ama çok daha fazla teknik gerektiriyordu. Hem uçmak hem de çok çabuk olmak zorundaydım. Hem de iniş için çok az zamanım vardı. Her şey için çok az zaman vardı.

– Daha önce bu kadar yükseklikten atladın mı?

Hayır, daha önce böyle bir yükseklikten atlayış gerçekleştirmedim. Bunu ilk kez Kapadokya gibi muazzam bir doğanın içinde gerçekleştirmiş olmaktan çok mutluyum.

Valentin Delluc: Kapadokya’nın manzarası olağanüstüydü

– Bu atlamanın zorluk seviyesi neydi?

Tüm projelerde olduğu gibi sadece tek bir şey söyleyemem. Çünkü bütün proje birkaç büyük aksiyondan oluşuyordu. Yani sadece tek bir aksiyon yok. İlk olarak şunu söyleyebilirim; paraşüt 7,8 metrekareydi. Bu daha önce yaptığım bir şey değildi ve tam olarak nasıl davranacağımı bilmiyordum. Ekibim de bana sürekli: Yüksekten atla, sonra doğru yerde bükül, tedbirli ol diyorlardı ben de ‘Düşündüğümden çok daha fazla dikkatli olmalıyım’ diye düşündüm sürekli. Sonraki denemeler daha iyiydi. Rüzgârı değiştirdik ve farklı şekilde kullandık. Burada tabii önemli nokta, buranın çok teknik olması. Uçuşu yaptıktan sonra hemen karşında ineceğin yeri görüyor olmak tabii yaşadığın en iyi his olmuyor. Her şey teknikle alakalı…

hurriyet.com.tr

Related Articles

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir. Gərəkli sahələr * ilə işarələnmişdir

Back to top button