Gündem

Terör örgütünde çözülme başladı… PKK’dan kaçtı, yaşadıklarını anlattı

CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, 9 yılın ardından 24 yaşında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim olan kadın teröristle konuştu.Kadın terörist, “Kendi kararım değildi. Bir gün pastanede otururken biri geldi yanıma bir arkadaşım yanında bir tane dağ kadrosu vardı. Bilmiyordum dağ kadrosudur. Yanlışlıkla kodunu söyledi, kodunu söylerken dedi artık bana gelmek zorundasın eğer şehirde bir şey olursa çalışmalara ilişkin aksaklık çıkarsa bizden bilirler. Biz de gittik.” ifadelerini kullandı.

İşte teslim kadın teröristin Dicle Canova’ya anlattıkları…

“Yaşım da küçüktü. Söylenen tehditler dedi gözüm üzerinde öyle algılıyordum hep gözü üzerimde. O yüzden korkuyordum. Abilerim, ablalarım, annem vardı ama korkuyordum. Söyleyeyim diyordum bir şey olursa şehirde bana zarar verirler eğer gidersem aileme de zarar gelmez. Onlara zarar gelmesin kaç gün geçtikten sonra tekrar çağırdı. Tekrardan gittim, dedi gidiyoruz. Öğlen yemeğine çıkıp evden çıktım. Ben de dağa gittiğimi bilmiyordum öyle geldim.

Korkuyordum çünkü önümde beni bekleyenin ne olduğunu bilmiyordum ya da nasıl bir ortam bilmiyordum hiç tanımıyordu Ailemden dağa katılım hiç yok o yüzden bu bende korku yaratıyordu.

“ŞOK GEÇİRDİM, YAŞAM KOŞULLARI ZOR”

İlk olarak beni Zap bölgesine götürdüler orada iki aya yakın eğitim gördük sonra Gara alanına geçtim. İlk gidenlere ideolojik eğitim veriliyor, silahlı eğitim veriliyor oralar tanıtılıyor tarih dersleri veriliyor.

Arazide konumlanmışlardı Naylon açmışlardı Naylonlarla kamufle etmişlerdi. Şok geçirdim doğrusu çünkü yaşam koşulları zor. Birebir içinde yaşayacağım bir koşul değil ve hiç tanımadığım yüzler kimin nereli olduğunu bilmediğin kişiler. Onlarla aynı ortamda aynı yaşamı paylaşıyorsun, bu insanı tedirgin ediyor. Çok zorlandım çünkü tanımıyordum, bilmiyordum ve bana yaşam bana çok ağır geliyordu sabah erken kalkma, küçüktüm mesela uykuya ihtiyaç duyuyordum.

O dönemde saat 4 buçukta kalkıyorduk daha yıldızlar vardı havada spora götürüyorlardı. Spor yaptırıyorlardı bu bana şey geliyordu beni zorluyordu. Fiziki olarak onlar da diyordu kurallar var. Saat kaçta uyanın dersek o saatte uyanmalısın biz de tanımıyoruz o kurallara göre gidiyorduk. Oradaki dağ kadroları ile sorumlu kimse bazılarını görevlendiriyorlar. Onlar oradan sorumlu onlar eğitiyor birebir onlar uğraşıyor.

Silah eğitimi normal o dönemde aldım keleştir normal biksi görüyorsun. RPD7 silahlarını görüyorsun. El bombalarını görüyorsun. Ama pratik olarak uyguladığım keleşti diğerlerini uygulamadım.

“BİRİNİ SEVMEK, AŞIK OLMAK YASAK”

Dağ koşulları seni zorluyor, hava koşulları zorluyor. İster istemez kadında daha fazla daralmalara neden oluyor. Daha fazla hasta düşmesine neden oluyor. Dağ koşulu zor, arazi zor hep yürüyorsun bu kadını zorluyor ama diğer şekilde eşit davranılıyor mesela fark konulmuyor. Ama kadın olarak zorlandığın konular oluyor. Bu arada birbirini sevmek aşık olmak evlenmek yasak, kabul edilmiyor. Birini sevmedim.

Mesela birbirini gizliden sevmek varsa eğer bunlardan rapor isteniyor ya da kaç gün kimseyle konuşmasına izin verilmiyor ya da farklı tartışılıyor konuşuluyor onlarla. Çünkü dağdasın birbirini tanımıyorsun kimin ne olduğunu bilmiyorsun o yüzden güvenemiyorsun fazla kimin ne olduğuna. Bir de dağ koşulunda olamaz mesela evlilik olamaz, sevmek olamaz bir de hep yan yana kalamıyoruz yerlerimiz değiştiriliyor sabit. Öyle birini seveceksin şey yapacaksın öyle koşullar yok.

“AİLEMLE HİÇ HABERLEŞEMEDİM”

Ailemle hiç haberleşemedim. Yok istedim ama olmadı. Çünkü telefon kullanmıyorsun internet yok ailenden haber alamıyorsun hep Kuzey Irak’taydık ailem Türkiye’de. O yüzden ailemle görüşme fırsatım olmadı.

Orada kendi aralarında bir cihaz kullanıyorlar onlarla konuşuluyor. Cep telefonu internet gibi şeyler yok yasak.

“ESKİSİ GİBİ DEĞİL, SAYI AZ”

Eylemlere hiç katılmadım. Bazı yerler var sabit kalıyorsun. O sabit kaldığın yerlerde erzak çekersin ya da bir sığınak işi yaparsın mağara işi yaparsın kaldığım yerde eylemlere gitmedim. Gidenler oluyordu.

Bazıları gidiyor genç olanlar ama yaşlı kesim gitmiyor eyleme gitmek isteyen bir gücü varsa gidiyor. Eskisi gibi değil zaten sayı bakımından az ve eskisi gibi kaç kişi gitmiyor tepelere 3-4 kişi gidiyor. O yüzden bunu yürüten koordine eden gitmiyor ama bazı yerlerde de gidiyor. Hep savaş ortamı insan bıkıyor. İnsan diyor ki keşke savaş bitse biz de nefes alabilsek. Ama bakıyorsun ki daha çok silaha yönlendiriliyor. Daha çok tercih silah yönünde bu zamanla insanda bitkinlik yaratabiliyor farklı duygular yaratabiliyor.

(Suriye’de PYD-YPG ile iletişim var mıydı?) Bu konularda bilgim yok ama bağlantılarının olduğunu biliyordum. Suriyeliler çoktu ama Suriye’ye geçiş olup olmadığını bilmiyorum. Suriyeli çoktu.

“ALANIN ÇOĞU TSK’NIN ELİNDE”

Zorlanma var aşırı zorlanma var çünkü var olan mağaralar imha edildi. Kış süreci önlerinde var mesela kim nerede kalacak çünkü barındığın yer mağara. Kaldığın alanın hepsi, çoğunluğu TSK’nın elinde. Geliş gidişler yok. Bir şey getiremiyorsun erzak temin edemiyorsun ya da kendi içinde barındıracağın kazıp üzerini kapatabileceğin bir şeyin yok. Bunlar sıkıntı oluyor. Erzak azalıyor, kalacağın yerler imha ediliyor. Kadro azalıyor var olan sayı azalıyor. Hava saldırıları oluyor çatışmalar oluyor sayı eksiliyor, güçten düşüyor yani.

MORAL MOTİVASYON ÇÖKMEYE Mİ BAŞLADI?

Bozuluyor ister istemez elde olmasa bile bozuluyor. Çünkü düşünüyorsun önünde seni bekleyen bir kış var dağ kışları serttir o kışı nasıl geçireceksin. Elindeki var olan şeyler de yok artık bu insanı zorluyor düşündürüyor.

“YENİ KATILIM YOK”

Yeni gelen kimseyi görmedim eskiye oranla sayımız da azalmıştı operasyonlardan kayıplarımız çok oldu eskiye oranla bizim sayılarımız da azaldı. Geliş yok önceden Suriye’den gelenler vardı şimdi o bile yok Suriye’den bile gelmiyorlar. Gelen yoktu giden de yoktu o yüzden zaten ablukaya alınıyor alan hepsi TSK’nın elinde. Nereden gelecek, nereye gidecek kimse gelip gitmiyordu yani Türkiye’den gelen katılımlar da yok. Şu an zaten çoğunluk savunma bölgelerinde sınır hatlarında yoklar sınır hatlarında şu an bulunmuyorlar.

TSK’NIN TESLİM OLUN ÇAĞRILARI

Evet cihaz üzeri duyuyoruz. Nasıl zaten o ses geliyor kanalı değiştiriyoruz ya da cihazı kapatıyoruz. Diyoruz doğru söylemiyorlar.

Çünkü orada nasıl anlatılıyor diyor eğer giderseniz işkence yapıyorlar tecavüz edilirsiniz ya da size vururlar. Bunlar korku yaratıyor sende o yüzden düşünmüyorsun TSK’ya teslim olmayı, TSK’ya gelip yardım istemeyi düşünmüyorsun çünkü o algı hep beyninde oturuyor o korku hep var bu nedenle dinlemiyordum.

TESLİM OLMAYA NASIL KARAR VERDİN

Korktum çünkü bir kadın olarak en çok istemeden ona el sürülmesinden nefret eder. Rızam olmadan el sürülmesi ya da işkence bu konuda hep düşünüyoruz o yüzden korkuyoruz. TSK hakkında öyle düşünüyordum. Ama gelip görünce öyle değildi çok yanılmışım. Demek ki çok yanılmışım o korku ile geldim.

 

Kaç kez kaçtım yakalandım. Tartıştılar dediler gitme iyi değil gidersen tecavüz edilirsin, İşkence şu bu daha sonra dedim artık ne olacaksa dedim gideceğim. Başka bir yere gitmek istiyordum daha sonra TSK’yı gördüm onlara teslim oldum.

Sınırı geçmek isterken TSK’yı gördüm orada iki abi vardı zaten. Onları gördüm onların yanlarına gittim. Nereden geldiğimi sordular. Dağdan geldiğimi söyledim yanımdaki silahı teslim ettim. Daha sonra onlar da beni alıp karakola teslim ettiler. İyi karşıladılar şu ana kadar da iyi baktılar.

Oradaki abiler benle tartıştılar. Yaşımı sordular niye gençliğimi heba ettiğimi anlattılar. Daha sonra beni ne bekliyor ne yapmam gerektiğini devletin adaleti karşısına çıkacağımı, ondan sonra gerçekten kendi önüme koyduğum hayal ettiğim şeyleri gerçekleştireceğim.

DİYARBAKIR ANNELERİ

Duydum annelerin belediye önünde oturduklarını. İnsan diyor niye benim annem de belediyenin önünde değil. Düşünüyor annem var mı yok mu içinde çünkü takip edecek bir şey yok ama insan diyor beni de düşünen bir anne var mı orada? İnsan bunu soruyor kendi kendine.

Yaratırdı. Ne de olsa onun kanından biriyim o özlemi o sevgili görürdüm daha çok ben de girişimde bulunurdum.

“AİLEMİ 9 YILDIR GÖRMEDİM”

Ailemi 9 yıldır görmedim. Görmeyi çok istiyorum. Annemin ölüm haberini duydum. Bilmiyorum ama sımsıkı sarılmak isterim. Babamı hiç görmedim. PKK’nın koyduğu mayın sonucu öldü daha doğmadan babam. Karayolları çalışanıydı.9 yıldır ailemden hiç haber almadım.

Tekrardan açık öğretimde okumak isterim. Ülkeye yararlı meslek sahibi olmak isterim.

AİLELERE NE SÖYLEMEK İSTERSİN?

Ailelere ne söylemek isterim. Bence şiddetten çok bağırmaktan çok, birçok insan o yüzden oraya gelmiş. Ya da çocuğun dünyasına tam girmemekten, çok kaba yaklaşmamaları lazım çocuklarını anlamalılar onunla konuşmalılar.

Belki tamam her aile çocuğunun istediğini yerine getiremez ama ona tatlı bir söz söylese o çocuğu ikna edebilir. Daha çok anne baba ilişkisi etkiliyor evdeki çocuğu. Anne babalar aralarında var olan ilişkilere dikkat etmeliler çocuklar ona göre kendine zemin buluyor. Anne baba birbirine nasıl yaklaşırsa sen de ona göre kendine biçim verirsin.

“VAR OLAN HAYATIB GİDİYOR”

Kesinlikle korkmamalılar. Yakınlarında hangi güvenlik varsa polis jandarma haber vermeliler. Aile mensuplarına aktarmalılar ama ani karar vermemeliler. Çünkü o kadar da yaşanacak bir yaşam değil. Var olan hayatın gidiyor sonra pişmanlığını yaşarsın gelirsin. Geç oluyor bu şekilde halkın önüne çıkacağına hiç çıkma. Halkın için faydalı şeyler yap halkın için çalış. Yani mesela bazı gençler diyor ya aklına geliyor bir hevesle geleni çok gördük ama pişmanlık yaşıyorlar. Buradasın evin var ailen yanında istediklerin önünde küçük heveslere kapılmamalılar.

Doya doya gökyüzüne bakmak isterim. Yürümek isterim. Ailemle vakit geçirmek isterim. Ailemi çok özledim. Kalabalığın içinde yürümek isterim insanların duygularını anlamak isterim.”

hurriyet.com.tr

Related Articles

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir. Gərəkli sahələr * ilə işarələnmişdir

Back to top button