Sağlık

Takıntılı hayran kâbusu… ‘Mektupla’ başladı ‘ev baskını’ ile sürüyor!

Son yıllarda ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’nı başı ‘takıntılı’ hayranı yüzünden dertte.

Geçtiğimiz Ekim ayında Sarıkaya’nın danışmanlığını yapan şirketin ofisini basan Tayfur D. isimli genç önceki hafta da Etiler’de ortaya çıkmış güzel oyuncunun otomobiline yumruk ve tekmelerle saldırmıştı.

Mahkeme tarafından ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde gözlem altına alınan Tayfur D.’nin “Allah katında onunla benim eş kılındığımızı hissediyor ve düşünüyorum. Serenay’ın sosyal medyada yaptığı paylaşımlarda giydiği elbiseler benim elbiselerime benziyor. Dövmeleri de benimkiyle ayrı. Rol aldığı dizide benim hayatımı anlatıyor” gibi, korku filmlerinde duymaya alışık olduğumuz sözler sarf ettiği anlaşılmıştı.

Müzisyen Ceylan Ertem de bir dinleyicisinin kendisini 5 yıldır takip ve taciz ettiğini, sosyal medya hesabı üzerinden anlattı. Ertem kadın hayranı için “Benim için cinsiyet bile değiştirdi” dedi.

 

Müzisyen Ceylan Ertem de bir dinleyicisinin kendisini 5 yıldır takip ve taciz ettiğini, sosyal medya hesabı üzerinden anlattı. Ertem kadın hayranı için “Benim için cinsiyet bile değiştirdi” dedi.

 

Takıntılı hayranı için korkulu günler geçiren bir diğer genç yıldız ise Aleyna Tilki. Evine gizlice girmeye çalışan saldırgan için “Ona hayran demek doğru olmaz aslında, ailemi çok korkuttu. Serbest bırakılması üzdü bizi” diyen Tilki, aynı şahsın bu kez sosyal medyadan attığı “Bu akşam evine balta ile geleceğim” cümlesi ile başlayan taciz mesajlarını ifşa etti ve “Ya bu insanlara ceza verin ya da bana silah verin” diye feryat etti.

Fatma Girik, Adıyamanlı hayranı 6 çocuklu Mehmet Alsan yüzünden 1963’ten beri birçok sıkıntı yaşadığını anlatmıştı.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

Fatma Girik, Adıyamanlı hayranı 6 çocuklu Mehmet Alsan yüzünden 1963’ten beri birçok sıkıntı yaşadığını anlatmıştı.

GEÇMİŞTEN BERİ YAŞANIYOR ANCAK SON YILLARDA SAYISI ARTTI

Takıntılı hayran ‘vakaları’nın, geçmişten beri süregeldiği gözleniyor. Bunlardan en çarpıcı olanı ise geçtiğimiz hafta toprağa verdiğimiz, usta sanatçı Fatma Girik. Girik, 1960’lardan beri kendisini takibe alan, hayranı Mehmet Alsan yüzünden yılarca korku dolu anlar yaşamıştı.

Hande Yener de kendisine sürekli ‘Karım, ebediyen benim olacaksın’ şeklinde mesajlar atan sapığı yüzünden zor günler geçirmişti.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

Hande Yener de kendisine sürekli ‘Karım, ebediyen benim olacaksın’ şeklinde mesajlar atan sapığı yüzünden zor günler geçirmişti.

Alsan hakkında sayısız dava açan Girik, bunlardan birisinde verdiği ifadede “Mehmet Alsan isimli şahıs, benim 40 yıldır hayranım. Ara ara hiç beklemediğim anlarda karşıma çıkarak hayranlığını dile getiriyor. Ben hastanedeyken odama gelmiş ve bir not bırakmış. O notta ‘Keşke seni zamanında sırtıma vurup kaçırsaydım, yapmadığıma pişmanım’ ve benzeri rahatsız edici kelimeler kullanıp işi taciz boyutuna taşımıştı. Ben de şikayetçi oldum. Bu aşamada ben de şikayetçiyim” demişti.

2003 yılında evleneceğine yönelik haberlerin çıkması üzerine Ebru Gündeş’in ofisi, hayranı tarafından silahla basıldı. Karakola taşınan olay şüpheli kişinin, Gündeş’i bir daha rahatsız etmeyeceğini söyleyip özür dilemesiyle kapandı.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

2003 yılında evleneceğine yönelik haberlerin çıkması üzerine Ebru Gündeş’in ofisi, hayranı tarafından silahla basıldı. Karakola taşınan olay şüpheli kişinin, Gündeş’i bir daha rahatsız etmeyeceğini söyleyip özür dilemesiyle kapandı.

MEKTUPLU EVLENME TEKLİFLERİ YERİNİ INSTAGRAM’DA TACİZE BIRAKTI

1970’lerde; gazetelerde, magazin sayfalarını süsleyen “Türkan Şoray günde yüzlerce evlenme teklifi alıyor” haberleri yerini günümüzde Instragram’dan atılan taciz mesajlarına bıraktı.

Teknoloji geliştikçe tacizlerin boyutunun arttığına dikkat çeken Klinik Psikolog Berkay Ateş de çarpıcı tespitlerde bulundu.

“Toplumda psikolojik patolojilere sahip birçok insan var. Her türden insanın rastgele dağıldığını düşünürsek durumun ciddiyeti anlaşılır” diyen Ateş “Kontrolsüzce sosyal medya kullanabilen bu insanların içlerinde yatan patolojiyi sosyal medya aracılığı ile dışa vurmaları beklenebilecek bir durum. Özellikle sosyal medya, rol modellere veya hayranlık duyulan insanlara ulaşılmayı kolaylaştırdı. Bu sanal risk bazen gerçek hayata da taşınabiliyor” diye konuştu.

Beatles grubunun efsanevi solisti John Lennon da kariyerinin zirvesinde Mark Chapman isimli hayranı tarafından 1981 yılında öldürüldü. Chapman’in çelişkili ifadeleri olsa da bu kanlı olay tarihe ‘hayran cinayeti’ olarak geçti.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

Beatles grubunun efsanevi solisti John Lennon da kariyerinin zirvesinde Mark Chapman isimli hayranı tarafından 1981 yılında öldürüldü. Chapman’in çelişkili ifadeleri olsa da bu kanlı olay tarihe ‘hayran cinayeti’ olarak geçti.

TAKINTILI KİŞİLİKLERİN RUH HALİ

Eminem, Madonna gibi dünya çapında birçok örnek vaka olduğunu da hatırlatan Ateş “Bu vakaların sıklığı dijital çağda ister istemez daha da arttı ve topluluğa hitap eden herkese yönelik bir tehdit oluşturdu” dedi. ‘Takıntılı hayranların’ ortak davranış refleksini de yorumlayan Psikolog Ateş “İnsanlar sevdikleri ve hayranlık besledikleri ünlülerin dikkatini çekmeyi severler. Fakat bazı insanlar özellikle takıntılı kişilik yapısına sahip olan veya erotomani ismini verdiğimiz, ünlü birilerine karşı, o insanla sanrılı bir biçimde aşk yaşadığını zanneden kişiler, olayı tehlikeli bir boyuta taşıyabilirler” dedi.

İrem Derici de günlerce evinin kapısında bekleyen ve “Günaydın aşkım, seviyorum seni, iyi geceler aşkım” şeklinde mesajlar atan şahıstan şikayetçi olmuştu. Tacizci ise dava sürecinde 5 ay 18 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

İrem Derici de günlerce evinin kapısında bekleyen ve “Günaydın aşkım, seviyorum seni, iyi geceler aşkım” şeklinde mesajlar atan şahıstan şikayetçi olmuştu. Tacizci ise dava sürecinde 5 ay 18 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.

SOSYAL MEDYAYA DİKKAT!

Bu kişilerin, ortada hiçbir ilişki yokken ünlü birisiyle aşk yaşıyor olduklarını düşünebilen bir psikotik bozulma içerisinde bulunabileceklerine değinen Ateş “Dışarıda karşılaşınca insanlara söylemeye çekindiğimiz her şeyi sosyal medyada dile getirebilir hale geldik. Bir profesöre rahatlıkla ‘cahil’ denebilir, ünlü bir popçuyu veya futbolcuyu rahatlıkla bir şeylerle itham edebilir hale gelindi. İnsanların bu iletişimlerinin daha rahat hale gelmesi, ünlü kişilerin dikkatini çekmek adına sarf edilen çabayı da arttırdı ve bu defa bir ilişki yaşanıyormuşçasına bir reaksiyon/tepki beklenmeye başlandı. Gelmeyen her bir reaksiyon öfkeyi ve değersizlik hissini arttırıp herkesin halihazırda geçmişinde yaşadığı duygusal çatışmaları, travmaları veya altta yatan patolojileri uyandırma haline geçti. Bu defa sanki karşılıklı bir ilişki yaşanıyormuşçasına beklenti ve hırs artmaya başladı. Bunlar, zaten çok uzun yıllardır gördüğümüz erotomani ve benzeri rahatsızlıkları arttırmaya ve günümüz koşullarında daha tehlikeli hallere getirebilmeye başlandı” yorumunda bulundu.

Dünyaca ünlü şarkıcı Justin Timberlake de ‘hayran korkusu’nu yaşayan isimlerden. 2009 yılında bir kadın hayranı, arkadaşı olduğunu ileri sürerek Timberlake’in evine girmeye çalıştı. Ünlü şarkıcının “Onu ne tanıyorum ne de evime davet ettim” dediği kadın, olay sonrası yakalandı.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

Dünyaca ünlü şarkıcı Justin Timberlake de ‘hayran korkusu’nu yaşayan isimlerden. 2009 yılında bir kadın hayranı, arkadaşı olduğunu ileri sürerek Timberlake’in evine girmeye çalıştı. Ünlü şarkıcının “Onu ne tanıyorum ne de evime davet ettim” dediği kadın, olay sonrası yakalandı.

SADECE ÜNLÜLER DEĞİL SOSYAL MEDYA KULLANAN HERKES TEHDİT ALTINDA

Sosyal medya yüzünden sadece ünlülerin değil herkesin benzer tehlike altında bulunduğunu hatırlatan Ateş, saldırgan kişilerin ‘yok sayılarak’ ötelenemeyeceğini hatırlattı.

Ezgi Mola da 6 yıl önce bir reklamda birlikte poz verdikleri müzisyen Kemal K.’dan şikayetçi olmuştu. İş yerinde ve evinde kendisini takip eden şahsın “Seni mahvedeceğim. Geberteceğim seni” diyerek tehditler savurduğunu belirten Mola, soluğu savcılıkta almıştı.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

Ezgi Mola da 6 yıl önce bir reklamda birlikte poz verdikleri müzisyen Kemal K.’dan şikayetçi olmuştu. İş yerinde ve evinde kendisini takip eden şahsın “Seni mahvedeceğim. Geberteceğim seni” diyerek tehditler savurduğunu belirten Mola, soluğu savcılıkta almıştı.

“Eğer kişi takıntılı ve şiddetli bir patolojiye sahipse daha da hırslanıp cezalandırmak isteyebilir” diyen Ateş “Özellikle şöhretin bir miktar kıyısından geçen ve geçme ihtimali taşıyan kişilerin, bu durumla başa çıkmayı öğrenmek, buna uyum sağlayabilmek için şöhret yönetimi ve bireysel psikolojik destek alıyor olmasını doğru buluyorum. Sosyal medyada ‘istediğimi yaparım’ algısının değişmesi konusunda herkesin üzerinde bir sorumluluk var. Bu durum gelecek nesillerin ve bu nesillerin ortaya çıkaracağı toplum yapısının da bir yandan temelini atıyor” ifadelerini kullandı.

Güzel oyuncu Hazal Kaya da kendisine sürekli “Aşkım, karım, eşim” gibi sözcüklerle hediyeler gönderen sapıktan şikayetçi olmuştu. Gözaltına alınan şüpheli ve babası için ‘4 ay Kaya’ya yaklaşmama tedbiri’ konulmuştu.

Takıntılı hayran kâbusu... Mektupla başladı ev baskını ile sürüyor!

Güzel oyuncu Hazal Kaya da kendisine sürekli “Aşkım, karım, eşim” gibi sözcüklerle hediyeler gönderen sapıktan şikayetçi olmuştu. Gözaltına alınan şüpheli ve babası için ‘4 ay Kaya’ya yaklaşmama tedbiri’ konulmuştu.

HAYRAN-HAYRAN OLUNAN İLİŞKİSİ

İnsanların, kendilerine yakın hissettikleri, benzemek istedikleri kişilere hayranı olduklarını anlatan Klinik psikolog Beril Papuççuer Ceylan da şu tespitlerde bulundu:

“Ünlüler toplumun içinden çıkmış bir nevi kendilerinden biridir. Ünlü olma durumu, hayranı için referans noktası yaşam belirleyicisi olma durumuna da getirmektedir. Neyi nasıl tüketecekleri noktasında rehber haline gelir. Ünlü kişi hayranı için rol model olmaya başlar. Belirli bir noktaya kadar kişiyi besleyebilir ancak sınırlar aşıldığında takıntılı hal almaya başlar. Abartılı hayranlık çoğunlukla patolojiktir. O kişiyi hayatın merkezine koymak normal dışı bir durumdur. Gerek sosyal medyadan gerekse yer aldıkları çeşitli projelerden izledikçe, takip ettikçe hayran kişi fazla özdeşim kurmaya, onunla empati kurmaya, onunla yaşamaya başlar. Bu da uzaklık ulaşılmazlık algısı yok olmaya başlar. Bu tek yönlü kurulan bağ hayran kişide gerçekle, hayali, algılamayı karıştırır hale getirir. Gerçekle hayal birbirine karışınca ulaşılamaz olan kişi ulaşılabilir, birlikte olunabilir, yakınlık kurulabilir algısına dönüşüyor. Bu sanrıya giren kişi her şeyi talep edebileceğini, isteyebileceğini hatta birlikte olabileceğini de düşünüyor haliyle. Buna ‘yakınlık sanrısı’ deniliyor.”

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası, 3 aydan 1 yıla kadar hapistir. Tehdit suçu ise 6 aydan 2 yıla kadar, nitelikli hali ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Konut dokunulmazlığını ihlali suçu ise 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mahkemeler genellikle alt sınırdan ceza verdikleri için ve bu cezaların alt sınırı 2 seneden az olduğu için ceza yargılamalarında verilen hapis cezaları infaz edilememektedir. Bir başka ifadeyle bu suçları ilk kez işleyen kişiler hiçbir şekilde cezaevine girmeyecektir.

Avukat Hüseyin Ersöz

HUKUK NE DİYOR?

Avukat Hüseyin Ersöz de ‘takıntılı hayran vakaları’nın, hukuki boyutunu yorumladı.

Kanunlarda, genel olarak taciz ya da rahatsız etme olarak tanımlayabilecek bu durumlarla ilgili farklı suçların düzenlendiğini hatırlatan Ersöz “Örneğin bir kişinin telefonla sık sık aranması, ‘kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu’ can güvenliğine yönelik bir davranışta bulunmayı söyleme ise ‘tehdit suçunu’ oluşturmaktadır. Laf atma ya da dudaklarından öpme şeklindeki davranışlar ise genel tabiri ile ‘cinsel dokunulmazlığa karşı suçları’ Hande Yener örneğinde olduğu gibi evine girme ise ‘konut dokunulmazlığını ihlal suçunu’ oluşturmaktadır. Özetle rahatsız edici davranışın şekli ve dozu kanunlarımızda ayrı ayrı yaptırıma bağlanmış suçları oluşturmaktadır. Diğer yandan bu davranışlara muhatap kalan ünlülerin, erkek ya da kadın olmalarına bakılmaksızın 6284 Sayılı kanun çerçevesinde, Aile mahkemelerinden Koruma Kararı almaları da mümkündür. Bu karara aykırı hareket eden kişi hakkında zorlama hapis cezası da verilebilmektedir. Son olarak, tacize uğrayan ünlünün manevi zararının tazmini için hukuk davası açması da olasıdır.” dedi.

Sosyal Medya üzerinden gerçekleşen rahatsız etme ya da taciz olayları da yine her suç tipi için ayrı ayrı ele alınmalıdır. Ancak genel itibariyle alenen, yani topluma açık sosyal medya platformlarında işlenen suçlar için kanunlarımızda daha ağır ceza yaptırımları düzenlenmiştir. Örneğin basit hakaretin cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapisken, sosyal medya yoluyla işlenen alenen hakaret suçunda 1/6 oranında cezada artırım yapılmaktadır. Ancak bunun da caydırıcı olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir.

Avukat Hüseyin Ersöz

 

 

hurriyet.com.tr

Related Articles

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.

Back to top button